"there are certain things in life where you know it's a mistake but you don't really know it's a mistake because the only way to know that it really is a mistake is to make that mistake and go, "yup, that was a mistake". so really, the bigger mistake would be to not make the mistake because then you'll go about your whole life not knowing whether it was a mistake or not."

24 Kasım 2015 Salı

mea culpa

Ve bir süre sonra her şey onların suçu olmaktan çıkıyor.  Tek suçlu sen oluyorsun. Sırf gıcıklığına değil, gerçek bu.

Beni ben yapanlar, biraz genler, biraz çevre ve yine bolca ben. Şimdi genler ben'in içinde mi, hayır değil. Ben dediğimiz, aslında farkındalığımız, özümüz. Evet doğru önce bizleri bir kalıba koyuyorlar, bir şeylere benzetmeye çalışıyorlar. Sindirella'nın üvey kardeşlerinin ayaklarını küçücük bir ayakkabıya sokmak için, topuklarından bir parça kesmeleri gibi. Biraz oradan kırpıyorlar biraz buradan. Belki de acı içinde oturuyoruz bir kalıba.

Peki ya sonra. Sonrası, özümüz. Sıra bize geçiyor, size geçiyor. O kalıptan çıkmak da, kırpılan yerleri iyileştirmek de bizim işimiz. Söylenmeden, sızlanmadan ve bazen de çok sorgulamadan.

Sonrasında olan hiçbir şeyden şikayet edemezsin. Senin sorumluluğunda oluyor çünkü hepsi. Sen izin veriyorsun mutsuzluğa, sevgisizliğe. Senden dolayı oluyor ne oluyorsa, senin yüzünden ve tamamıyla sana ait. Sonrası ne zaman mı başlıyor !?

Zaman ayağa kalkma ve silkinme zamanı. Suçlu aramayı bırakmak ve sorumluluğu üzerine almak zamanı. Kaçmak zamanı değil, kolay olanı yapmak zamanı değil. Zaman şimdi gereken neyse onu yapmak zamanı.

18 Ekim 2015 Pazar

ve toy yaşın bilmediği hesap: ışık hızı

https://eksisozluk.com/yalniz-bir-opera--92746

Çok uzun zaman oldu şiir okumuyorum. Şiir melankoli, hüzün. Güldüren şiir okudunuz mu hiç, mutluluk veren bir şiir. Bunu bir okuyun derim ama.

13 Ekim 2015 Salı

daha iyi bir dünyada buluşalım lütfen

Evet eleştiriyorum. Çok hem de. Sadece sizi değil, kendimi de tabi ki. Size bunu yapan biri kendine neler yapabilir hiç düşündünüz mü?

Zaman zaman da düşünüyorum, acaba yanlış mı anlıyorum. Sanmayın ki vardığım noktalara bağnazlıkla vardım. Hayır çok düşünerek vardım.

http://higherperspectives.com/overthinking/

Hatta bu iyi bir şey bile olabilirmiş.

Diyorum ki mesela, uyuşturucu kullanan o insanlar. Ne kadar da saçma değil mi yani sonunun kötü olacağını bile bile, içi boş bir mutluluğa bağlanmak. Eleştiriyorum onları ve anlamıyorum. Ama ya daha iyisi yoksa hayatta ve onlar bunu benden önce gördülerse. Evet ben çabalıyorum, vazgeçmiyorum. Ama ya boşuna çabalıyorsam. Onlar da bunu biliyorsa. O zaman bana bakıp gülmezler miydi? Benim onlara bakıp anlamadığım gibi.

Peki ya korkup da adım atmayanlar. Adım atacak bir neden bulamıyorlasa. Ve peki gerçekten bir neden yoksa, ben kendi kendime üretiyorsam. Bir anlam yaratmak için zorluyorsam. O zaman onları korkaklıkla suçlarken asıl korkan bensem. Gerçeği görmekten, boşluğu görmekten korkan bensem. Komik durumuna düşmez miyim onları korkaklıkla suçlarken? Asıl korkak ben olmaz mıyım?

Ama hayır ben öyle olmadığını biliyorum. Hayat her zaman inanların yanında. Neye olursa, gönülden kalpten ve samimiyetle inanların. "Hayatın yanında olması ne demek?" diye sormayın. Herkes için başka bir şey demek.

https://www.youtube.com/watch?v=4lxRRCxfRvI

17 Mayıs 2015 Pazar

No more heros here

http://www.youtube.com/watch?v=mHeK0Cwr9sg

We are all raised to be heros. This is how we gave up from the privilege of being ordinary, being vulnerable.
Sometimes its nice to leave all the burden from your shoulders and just be "another brick in the wall", so to say. Dont have to fight all the time. We should know that real difference is not in the outside but in the inside. Even though we seem just like everyone else we are unique. No need to prove that we can be a hero. We are heros in someone's heart anyway, at least for one person.
Why are we so greedy and want to be hero in everyone's heart? Why not one is enough? Why do we want things that we do not need? Not only material things , we want to own people too. Or is it only their attention we need? Are we that hungry? Who can feed us?

It is nice to walk with everyone else sometimes, going with the flow.

Why do we need the approval of other people whereas all we need approval of few people. Approval may not be the right word of choice, we need to be accepted and loved as we are. Does that mean approval? No that's something different. We just want to be a part of something, this is how we born.
We are created as a part of our mothers. We are part of something and we want to feel it. We want to feel that our presence is needed, and we want to feel that
we just do not live for nothing but there is something bigger than us. Something that actually gives meaning to our life, as if meaning could be something that can be given. You may think that you are something bigger or you may think your life more precious than cat's life or a bug's.
Why do we think that a cat can die instead of a person, in case?

Our automatic thinking patterns always make us believe that we are more important than others. Because the main instinct of ours is inherited from stone age. That is survival. It seems we still act upon those instincts even though when there is no threat to our physical existence. Because survival means physically being on earth.
All other things are internal. No one can kill your soul. Only your mind can do it. And this is why we should master the mind not the ego. Ego was a blessing old days
when humans were physically in danger but now ego is an illness for the soul. It is what stays between "you" and the mind. Like a noise, talking in the background.

It is all your fears and paranoias which were useful for keeping you alive thousand years ago. For the moment it is your biggest obstacle to freedom.Our minds need to be upgraded, just like every other application in app store. Feeling like a machine. And I am searching for what differs me from a perfectly desing artificial intelligence in a perfectly designed body?

Can someone unite all those thoughts for me please?

7 Nisan 2015 Salı

can't anybody see, we've got a war to fight

Ben neden eskisi kadar yazmıyorum? Yoksa yaşım arttıkça, yaratıcılığım mı azaldı. Hayallerim küçülmedi aslında. -just to paraphrase it- Daha gerçekçi oldum !

Bakıyorum da çok fazla şey değişmemiş ve bir o kadar da değişmiş. Sizin ne kadarınız değişti? Son 1 yılda, 5 yılda, 10 yılda. 

Değişenleri ve değişmeyenleri yazalım hadi. 

Hayatımdaki insanların %80'i değişmiş. Öyle bir %10 varki hayatımda mesafelere rağmen görüştüğüm. Ve öyle bir %80 ki her şeye rağmen görüş(e)mediğim.

Bazı korkularım kaybolmuş. Ama bir korkunun tamamıyla kaybolması çok uzun süren bir iş. O yüzden bir kısmının da bir kısmı silinmiş sadece.

İlk başarısızlığın, ilk aşkın, ilk sevgilinin, ilk aldatılmanın, ilk ihanetin, ilk ağlamanın, ilk tatilin, ilk sarhoşluğun... heyecanı gitmiş. Artık daha az mainstream ilk'ler kalmış geriye. Hayatın kabası yaşanmış kısaca.  Ben çok büyük değişiklikler yapmadığım sürece. 

Çok büyük değişikliklerin zamanı 30 - 35 'lerde geliyor sanırım, orta yaş kriziyle birlikte.

Değişmeyen en temel şey belki de soru sorma yeteneğim olmuş. Sorular değişmiş, içeriklikler farklılaşmış ama hiç kaybolmamışlar. Sadece dönüşmüşler. Bence iyi, çoğuna göre kötü.

can't anybody see, we've got a war to fight Aslında en büyük savaş kendi içinde yaşadığın. change your heart, look around you

6 Nisan 2015 Pazartesi

should I or could I let the light come in?

We all have dark corners in our being. Spots we don't want to see or we even do not want to know. This dark part of ours does not have to be heavy and negative. It could be our dreams and wishes as well as our fears and worries. So the question: Do these dark spots have to be enlightened? Maybe, they just have to stay as they are. And some of us are pushing them for coming to the light but  maybe it is just not in their nature. They are there to be dark and stay dark. We have black areas, white areas and grey areas. And that's the way it is !

For some reason, and we know the reason, we do not want to meet a part of us which are not as we want it to be. We would not want to know we are afraid of love, so we just push that feeling very deep into a space where no light comes in so that we can't see it and feel it. (until here that was all very Dexterian)

Close your eyes but the ones looking inside. This is the choice of most of us. Now open your green / blue / brown / black/ hazel eyes, look outside. For example to a screen. Many screens. Like billboards, like iphones, TV's, computer's. We love to look anything with a screen. All those colors, and texts and diagrams and graphs, and reality shows and TV series draw all our attention just like a cat is attracted to a red laser dot on the wall. The cat can't help it neither can we.

Could anyone, even the most atheist of us, say there is no hope inside of him, no wishes from the outside world, no dreams when he lay under the blanket ? I should start believing in something it is not that I am atheist. I could be, but I am not. Difference between belief and faith. I should start to have some faith in life, or whatever it is in power. That's true for most of us.